Genel Sağlık | SaglikDersi.NET

Cilt bakımında uygulanacak önemli kurallar

Genel sağlık İlk yorumu sen yap! »

Fazla araç gerektirmeyen bu pratik ve basit uygulamalarda dikkat edilecek hususların başında temizlik gelir. Araçları deterjanla yıkamak yerine bunları kaynar sudan geçirmek gere­kir.

Kesinlikle bu formüllerin yapımında maden kap kullanma­malı; cam, emaye veya porselen kap kullanılmalıdır. Karışımı karıştırmak için kalem biçiminde bir cam çubuk veya bu işe ayrılmış bir tahta kaşık bulundurmalı.

A) Kremler ben-mari usulü yapılmalı. Kremlerden olumlu sonuç almak ve dayanma süresini uzatmak için taze malzeme kul­lanmalı. Kremler yapıldıktan sonra küçük kavanozlara konur, kurumaması için üstleri folyo kağıdı ile örtülür ve kullanmak üzere buzdolabında saklanır.

B) Kremlere veya losyonlara önceden hazırlanan esans kokulu yağdan konabilir. Verilen reçetelere su yerine gül suyu veya bitkisel losyon demlenip, sıcak veya soğuk şekilde katılabilir. Saç veya cilt için kullanılacak toniklere gelince, bunlara alkol yerine “alkollü eriyik” eklenebilir.

C) Kremlere bitkilerin taze özsuyunu katmak için bitkiyi porselen bir havanda ezmeli veya sebze, meyve suyu sıkan elektrikli aletten geçirmeli. Kremlere bitkisel losyon konacaksa, sıvıyı yağlı maddeye damla damla katmalı, kullanılan malzemele­rin ısısı eşit olmalı. Bilindiği gibi losyonlar yalnız yumuşatıcı veya ferahlatıcı sıvılar değildir. Cildi nemlendirmeye de yarar­lar. İçlerine konan malzemeye göre cildi temizler, yumuşatır, rengini açar, besler, şifa verirler.

D) Bileşimindeki maddelere göre, eğer cildi uyarıcı ve sıkılaştırıcı etkisi varsa, losyonlara bazen tonik adı da verilir. Tonikler genellikle temizleyici bir losyondan sonra yüzde kalmış yağı veya pisliği tamamen yok etmek için kullanılır.

E) Cilt çok yağlı ise temizlemek için tonik tek başına da kullanı­labilir. Losyonların ömrünü uzatmak için içerisine %5 oranın­da alkol konabilir. Bu orandaki alkolün cilde zarar vermediği belirtilmektedir. Cilde kadife yumuşaklığı vermek için los­yona %2 veya %3 gliserin de katılabilir.

F) Evde yapılan kremler, losyonlar, tonikler kokusuzdur. Bunlara güzel kokuyu veren, içine katılan parfümdür. Yapılan krem gereken koyuluğu bulamaz suluca kalırsa, losyon olarak kul­lanılabilir.

G) Kremleri ateşten, yani ben-mari’den çektikten sonra soğuyuncaya kadar cam çubukla veya tahta kaşıkla karıştırmalı.

H) Verilen reçetelerin hangi belli başlı cilt türüne uygun olduğu belirtilmiş de olsa, bir cilde uygun olan krem başka bir cilde uygun olmayabilir. Bu durum ancak deneyim yolu ile anlaşı­labileceğine göre, ilk yapılan kremin miktarını az tutmalıdır.

I) Böylece hem krem yapımında bir deneyim ediniriz, hem de deneyimsiz olmanın verebileceği zararı azaltmış oluruz. Kul­lanılacak yağları (badem yağı, ceviz yağı, susam yağı), bozulmamaları için buzdolabında saklanmalıdır.

J) Bitkiler, otlar, tentür cinsinden sıvılar, kokulu losyonlar, güzel kokulu yağlar ışıktan ve ısıdan korunmalıdır. Kremleri, mümkün ise küçük cam kavanozlarda saklamak, en uygun yön­temdir.

K) Kimyasal boya veya koku maddesi katılmadığından, bunlar cildi tahriş etmezler. Ayrıca güzel koku veya renk, kremin iyi cins olduğunu da kanıtlamaz.

L) Kremlerin, içlerine konan koruyucu madde, cildi tahriş etme­yen cinsten ve çok az miktarda olmalıdır.

M) Örneğin asil bent tentürü (tentür de benjoin) bu tür bir koru­yucudur. Koruyucu miktarı çoğaldıkça kremin ömrü uzar. Ama tazeliği de azalır.

Yumurtasız kahvaltı sofrası kalmasın

Genel sağlık İlk yorumu sen yap! »

YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Merkez Birliği), “Kıran Kazanır” kampanyası ile kamuoyunu yumurtanın faydaları hakkında bilinçlendirmeye devam ediyor. Kampanya boyunca araştırmaları ile Yum-Bir’e proje bilimsel danışmanlığı yapan Hacettepe Üni. Sağlık Bilimleri Fak. Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Prof. Dr. Neslişah Rakıcıoğlu, sabah kahvaltısında yumurta tüketmenin önemini anlattı.

Prof. Dr. Neslişah Rakıcıoğlu sabah kahvaltısında yumurta tüketilmesinin, dikkati artırdığını ve öğlen saatlerine kadar kişinin kendini tok hissetmesini sağladığını belirtti. Özellikle hızlı büyüme ve gelişme dönemindeki çocukların bilişsel performansları, öğrenme düzeyleri ve gelişimleri üzerindeki olumlu etkileri sebebiyle kahvaltılarında yumurtanın eksik olmaması gerektiğini söyledi.

Son yıllarda yapılan birçok çalışmada, kahvaltının okul çağı çocuklarında bilişsel performans ve öğrenme düzeyleri üzerine olan etkilerinin incelendiğini belirten Rakıcıoğlu, çalışmaların sonuçlarına göre, düzenli kahvaltı yapan yetişkinlerde ruhsal durum, hafıza ve mental işlevlerinin, çocuklarda ise okul performanslarının (okula devam etme, öğrenme kapasitesi, eğitilebilirlik durumu) daha iyi olduğuna dikkat çekti. Rakıcıoğlu, öğün atlamayan, sabah kahvaltı yapma alışkanlığı olan bireylerin uzun dönemde beslenme düzeyi ve sağlık durumlarında gelişim gözlemlendiğini söyledi.

Yumurta diyet programlarında da gönül rahatlığıyla tercih edilebilir…

Prof Dr. Neslişah Rakıcıoğlu’nun açıklamalarına göre; kahvaltıda glisemik indeksi düşük ve orta olan besinlerin tercih edilmesi öğlene kadar olan dönemde kişinin kendisini tok hissetmesini sağlıyor. Kahvaltıda karbonhidrat kaynağı olarak yulaflı ürünler, tam tahıl unundan kepekli ekmekler gibi düşük glisemik indeksli besinlerin tüketilmesi kan şekeri düzeyinde uzun dönemde hafif bir artışa neden olur. Sabah kahvaltısına eklenen bir yumurta, yüksek protein içeriği sayesinde insülin yanıtını artırır.

Düşük glisemik indeks içerikli bir kahvaltı sonrasında, öğle yemeğinde enerji alımının daha düşük olduğu görülmüştür. Yine hafif şişman ve şişman yetişkinlerde yumurtanın yer aldığı bir kahvaltının tüketilmesi öğle öğünü ve gün içerisinde daha az enerji alımını sağlamıştır. Ağırlık kaybı programlarında, öğündeki karbonhidratlı besinlerin azaltılması ve yüksek kaliteli protein düzeyinin artırılması ile vücut kompozisyonunda olumlu değişikliklerin sağlanabileceği bildirilmiştir. Bu nedenle sabah kahvaltısında yumurta tüketilmesinin vücut ağırlığını kontrol uygulamalarında yararlı olabilecektir. Kahvaltı içeriğinin geliştirilmesinin şişmanlığa neden olacağı konusunda bir kanıt olmamakla birlikte, sabah kahvaltısını atlayan çocukların daha şişman oldukları saptanmıştır. Kahvaltı yapılması ve ağırlık kontrolü arasındaki ilişkide fiziksel aktivite yapma durumunun da etkili olabileceği düşünülmektedir.


Copyright © 2007 SaglikDersi.NET. All rights reserved.