2008 February | SaglikDersi.NET

Kötü Ağız Kokusu (Halitosis)

Sağlık Konuları İlk yorumu sen yap! »

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.

SEBEPLERİ:

* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.
Okumaya devam et >>>»

Diş Çürükleri

Sağlık Konuları İlk yorumu sen yap! »

Diş çürüğü nedir?

Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.

Dişler neden çürür?

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Okumaya devam et >>>»

Estetik Dolgular

Sağlık Konuları İlk yorumu sen yap! »

Kompozit Reçineler

Kompozit Reçine nedir?

İçerisinde silikon dioksit parçacıkları bulunan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak adlandırılır. 1960 yıllarında sadece ön taraftaki dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına dayanıklı ve aşınma miktrası minimuma indirgenmiş bir dolgu maddesi arka dişlerde de başarılı olarak uygulanabilmektedirler.

Okumaya devam et >>>»

Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Göz sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Okumaya devam et >>>»

Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler

Göz sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Kışın cilde, saçlara önem veriliyor. Cildin kurumaması ve soğuktan etkilenmemesi için kozmetik ürünler kullanılıyor. Saçların dökülmemesi ve kırılmaması için bakım yaptırılıyor. Ancak en hassas organ olan gözlere ise gerekli özen gösterilmiyor. Oysa soğuk ve karlı havalar gözleri de olumsuz etkiliyor. Zarar görmesinden en çok korkulan organ olmasına karşın, gözle ilgili olarak neredeyse hiçbir koruyucu önlem alınmıyor. Okumaya devam et >>>»

Göz Tembelliğinde Tedavi Süresi

Göz sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır.

Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekmektedir. Acımadem Göz Hastalıkları Medikal Direktörü Doç. Dr Bozkurt Şener, erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşabildiklerini belirterek, “9 yaş sonrasında yapılacak tedavinin faydası yoktur. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri davranmak gereklidir” dedi.

Göz tembelliği nedir?
Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlayabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmaları sağlamaları gerekmektedir.

Normal Görme Nasıl Gelişir?
Bebekler doğduklarında ancak belirli oranlarda görebilmektedirler. (gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artmaktadır) İlk 9 yaş içinde görme sistemi tam olarak gelişmekte ve daha sonra belirgin bir değişiklik olmaktadır.

Eğer bir göz tüm düzeltmelere rağmen tam kapasiteli göremiyorsa bu durum kişinin hayatında olumsuz bazı etkilere yol açar. Mesela bazı mesleklerde (askerlik, pilot ) göz tembelliği olan kişiler yer alamazlar.

Göz Muayenesi ne zaman yapılmalıdır?
Tüm çocukların ilk 1 yaşta ve 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorunu olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması gerekmektedir. Bu arada doğumdan itibaren hem ailenin hem de çocuk doktorlarının bazı tespitleri ile gerekli hallerde çok erken dönemlerde de göz muayenesi yapılabilir.

Neler göz tembelliğine yol açabilir?
Göz tembelliği gözlerin normal olarak kullanılmasını engelleyen her türlü durumda ortaya çıkabilir. Çoğu vakada göz tembelliğine yol açan durumlar kalıtsal olabilir. Özellikle ailesinde göz tembelliği olan çocuklar göz doktoru tarafından mutlaka muayene edilmelidir.

Göz Tembelliğinin sebepleri nelerdir?
Göz tembelliğinin üç sebebi bulunmaktadır. Bunlar şaşılık, kırma kusurları ve saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklıktır. Bunları da açarsak:

Şaşılık: Gözleri paralel duruma getirildiği zaman görme bulandığı için çocuk bir gözünü kullanmaz ve gözde tembellik oluşur.

Kırma kusurları: Mevcut olan yüksek kırma kusuru nedeni ile bir göz diğerinden çok bulanık görmekte ise bu göz görsel gelişimini tamamlayarak tembel hale gelmektedir. Görünüşte gözlerde herhangi bir problem olmadığı için tespit edilmesi en zor olan göz tembelliği tipi budur. Aileler çocukların gözünde bir kayma tespit ettiklerinde hemen muayenesini sağlamakta ancak diğer durumlarda genellikle göz muayenesi okul dönemine kadar gecikmekte ve bu durumda da çoğu kez geç kalınmış almaktadır. Bu nedenle ilk 1 yaşta ve 4 yaş öncesi tüm çocukların şikayeti olsun olmasın ,mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.

Saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklık: Bu durumun başında katarakt gelmektedir. Bu tip göz tembelliği en erken gelişen göz tembelliğidir. Dolayısı ile her yeni doğanın mutlak bir göz doktoru tarafından son derece kolay bir test olan kırmızı yansıma testine tabi tutulması ve bir anormallik halinde acilen göz doktoruna muayenesi gereklidir. Çünkü bu tip göz tembelliği çok erken ve çok narin olarak gelişmektedir. Doğumsal katarak mümkün olan sen kısa zamanda cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Göz Tembelliği Tanısı Nasıl Konulur?
Bu çoğu kez oldukça zor bir durumdur. Çünkü çocukların görme muayeneleri 3-4 yaş oldukça güçlü arz etmektedir. Daha küçük çocuklarda ve bebeklerde sağlam gözün doktor tarafından elle kapatılması halinde tepkiyi değerlendirmek gibi bir takım yöntemlerle göz tembelliği olan göz tespit edilmeye çalışılır. İlk 1 yaş ve 4 yaş öncesi muayenede göz doktoru temel olarak şunu yapar. Gözlerde herhangi bir kayma olup olmadığını muayene eder. Daha sonra saydam ortamlarda herhangi bir bulanıklık olup olmadığına bakar, göz bebeği damla ile genişletilerek, her iki gözün kırma değerleri ölçülür. Burada önemli olan nokta özellikle bir gözde , diğerinin çok üzerinde bir kırma kusuru olup olmadığıdır. Bunan dışında her iki gözdeki yüksek kırma kusurları da dikkate alınır. Kırma kusuru muayenesi dışında retina (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesi de yapılarak muayene tamamlanır.

Göz Tembelliği nasıl tedavi edilir?
Göz tembelliği tedavinin esası zayıf gözün kullandırılmasına dayanır. Bu, sağlam gözün özel bir bandajla haftalar bazen aylar boyunca kapatılması ile yapılır. Önce gerekli olan reçete verilir. Çocuk bunu kullanmaya başlar ve kapama tedavisi yapılır. Şaşılıkta eğer bir cerrahi müdahale yapılacaksa genellikle önce göz tembelliği giderilmeye çalışılmalıdır. Ameliyat öncesi belli bir dönem kapama tedavisi yapılır, ameliyat uygulanır, daha sonra bir müddet daha kapama yapılmaya devam edilir. Aileler ne yazık ki kayma ameliyattan sonra her şeyin yoluna girdiği düşüncesiyle kapama sırasında ne gibi şeyler yapılması gerektiğini size açıklar. Bundan sonrası ise tamamen sizin sabrınıza kalmıştır.

Az görme önlenebilir bir problemidir?
Başarıda en önemli nokta göz tembelliğinin tanı zamanıdır. Eğer erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşabilmektedir. 9 yaş sonrasında yapılacak kapamanın herhangi bir faydası olmamaktadır. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri davranmak gereklidir. Erken bebeklik döneminde cerrahi ve kapama tedavileri ile müdahale yapılmalıdır.

Bilgisayar Kullanırken Gözlere Dikkat

Göz sağlığı İlk yorumu sen yap! »

KAYSERİ (İHA) - Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, bilgisayar kullanımının gözü bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti.
Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı en çok görülen problemlerdir” dedi.

Bahsedilen yorgunluk belirtilerine sahip olan kişilerin, ilk iş olarak göz muayenesi olması gerektiğini kaydeden Alp Köse, “Çünkü bu belirtilerin en büyük nedeni, gözlerdeki kırma kusurudur. Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı saptanarak, bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi, bu konudaki ilk aşamadır. Ayrıca, halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin numaralarının yetersiz kalması da, göz yorgunluğuna sebep olabilecektir. Burada, halk arasında yaygınca inanılan yanlış bir görüşe değinmek ve doğrusunu anlatmak yerinde olacaktır; bilgisayar kullanımı, insanların gözlerini bozmaz. Ancak mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma koşulları çok aşırıya kaçmadıkça normal bir göz, bilgisayar karşısında bozulmaz” diye konuştu.

Dr. Köse, görme bozuklukları belirtilerinin kişiye bağlı sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve kişinin alışkanlıklarına göre de değişiklikler göstereceğini belirtirken, bilgisayar kullanımında dikkat edilecek noktaları ise şöyle özetledi:
“Bilgisayarın kullanıldığı ortamdaki ışık ve parıltı kaynakları ortadan kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı önlem alın. Kullanılacak ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan aydınlatması kullanın. Bütün bunlara rağmen parıltı kalıcı devam ediyorsa ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Daha koyu arka planlar üzerinde, açık renkli puntoyla yazın (örneğin, mavi üzerine beyaz ya da yeşil üzerine kahverengi). Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının. Çocuklara çalışırken dinlenme aralarını öğretin. Her bir saatlik bilgisayar kullanımı için gözlerini, toplam on beş dakika dinlendirmelidirler. Çocuklara sık sık göz kırpmalarını hatırlatın. Bilgisayar kullanıcıları, normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanması azalır ve batma hissedilebilir. Eğer sorun devam ederse, suni göz yaşı damlaları önerilebilir. Bilgisayar kullanıcıları, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında 10-20 derece açıyla bakmalıdırlar. Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için, antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranı düzenli olarak temizleyin. Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın.”

Porno siteler iktidarsızlık yapıyor

Erkek sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, erkeklerin en büyük kabuslarından biri olan iktidarsızlıkla ilgili soruları yanıtladı:

İktidarsızlık tüm erkeklerin başına gelen bir sorun mu, ne kadar yaygın ?
Dünya genelinde 152 milyon erkek, tekrarlayan sertleşme sorunları yaşıyor. Bu rakamın 2025 yılında 222 milyonu bulması bekleniyor. Neden olarak da; beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerden strese kadar birçok faktörün etkili olduğu düşünülüyor. En çok rastlanılan sorunlar; erkeklerde sertleşme ve boşalma problemleri, kadınlarda ise orgazm problemleri, vajinismus ve ağrılı ilişkidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısından fazlasında sertleşme sorunu olduğu tahmin ediliyor. Ne yazık ki, bu hastaların sadece yüzde 2 lik kısmında sorunlar doğru teşhis edilerek tedavi doğru yapılmaktadır. Yüzde 98 inde ise maalesef ya doğru teşhis ya da doğru tedavi eksikliği doğmaktadır.

Gençlerde son yıllarda sorunlarda artış var mı ? Neden ?
Genelde 15-30 yaş grubu aralığında, başta erken boşalma sorunu olmak üzere ereksiyon problemleri de yoğun olarak görülüyor. Bunun temelinde strese bağlı nedenlerin yanı sıra cinsel bilgi eksikliği ve hekime müracaat etmekten çekinme gibi faktörler rol alıyor. Gençler arasında iktidarsızlık probleminde bir artış gözlemliyoruz. Ancak bu artış müracaat sayısından dolayı da olabilir. Daha önce hekime müracaat az olduğu için gençlerdeki olay daha sınırlı diye düşünüyorduk. Erken boşalma yaşayan çok sayıda genci incelediğimizde; genellikle psikolojik kaynaklı sertleşme sorunu olduğunu gözlemledik. Cinsel bilgi eksikliğine bağlı sebeplerden kaynaklanıyor. Son zamanlarda penis boyutuyla ilgili çok takıntı var. Gençlerin ana nedenlerinden biri de bu oldu. Buna taktıkları için ilişkiye kafalarında sorularla giriyorlar. Ayrıca ilişkide bulundukları kişilerin doğru olmayan ifadeleri de gençlerde iktidarsızlık sorunu yaratabiliyor. Özellikle ilişkilerini profesyonellerle yaşayan kişilerde bu daha sık gözleniyor.

Yani ilk cinsel deneyimin profesyonel kişilerle olması iktidarsızlık sorununu mu ortaya çıkarıyor ?
Cinsel deneyimlerini profesyonel kişilerden edinenler, onların yanlış ifadelerine inanıyorlar. Yanlış yönlendirmeler, kafalarda korkunun oluşmasına neden oluyor. Kendilerini yetersiz hissettiklerinde bu korkuyla cinsel ilişkiye başlıyorlar. Ve bu sorun üst üste tekrarlandığında psikolojik olarak yerleşebiliyor.

Sizce internet gençlere cinsel bilgi edinmede yardımcı oluyor mu ?
Aslında olur ama gençler bunları araştırmak ve doğru kaynağa ulaşmak yerine çoğunlukla pornoya yöneliyorlar. İnternetten pornoya kolay ulaşım, gençlerin tamamen seks hakkında hatalı bilgiler edinmelerine neden oluyor. Seks konusundaki cahillikleri de iktidarsızlığa yol açabiliyor. Kendilerini o filmlerle karşılaştırıp, performans korkusuna kapılıyorlar.

Viagra doktordan önce başvurulan bir yöntem mi ?
İktidarsızlık sorunu yaşayan insanlar, ilk durak olarak eczacıya başvuruyorlar. Bu nedenle Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) olarak eczacı ve eczacı kalfalarına dönük 20 şehirde bilgilendirme konferansları vereceğiz. Bu hastaları hekime yönlendirebilmek ve yanlış ilaç kullanımının önünü kesebilmek için 300 e yakın eczacı ve eczacı kalfasına cinsel bilgi konferansı vereceğiz. Sorunu olan insanlar, bu kişilere danıştığında doğru bilgiye ulaşmaları önemlidir. Bu tür ilaçların gerçekten yüzde 100 faydası oluyor ancak ne tür bir soruna karşı, ne tür bir ilacın, nasıl kullanılacağını bilmek gerekli. Bu ilaçları doktora danışmadan kullanan biri, en fazla bir süreliğine şikayetinden kurtulur ancak tedavi olamaz.

Sorunun organik olup olmadığını anlamak için ne gibi tetkikler yapılıyor, kaç günde sonuç alınıyor, tedavinin ve teşhisin maliyeti yüksek mi ?
Bugün bütün dünyada uygulanan protokole göre; cinsel fonksiyon ile ilgili müracaatlarda hastanın ve partnerinin birlikte ele alınması gerekir. Cinsellikle ilgili bilgilerin derecesi, çocukluktan beri geçirdikleri cinsel travmalar, ailenin cinselliğe bakış açısı gibi faktörler ve kişinin cinsel gelişimi dikkatli bir şekilde araştırılmalıdır. Bu faktörlerin psikolojik veya organik olup olmadığı değerlendirilmelidir. Organik faktörler; hormonal, metabolik (şeker, kolesterol vb), damarsal ve nörolojik nedenlere bağlı olabilir. Bu faktörler yapılan kan analizleri, dopler tetkiki ve gerekirse gece ereksiyon testi ile kontrol edilir. Elde edilen verilere göre tedaviye geçilir. Eğer organik faktörlerin yanında psikolojik sorunlar da mevcutsa davranış tedavisi uygulanır. Bu arada organik sebebe yönelik tedavi ile hekim ilaçlardan da uygun gördüğü birini diğer tedavilere ek olarak kullanabilir. Alınacak cevaba göre de hekim tedavinin yönünü ayarlar. Bu yapılan medikal tedaviye rağmen sonuç alınamazsa, cerrahi yöntemler ile tedavi tamamlanır. Genelde uyku testi dahil bütün bu psikolojik ve organik tetkikler, iki gün içinde tamamlanabilir.

Cinsel fonksiyon tedavisi başvurusunda bulunan hastalarda tedavi kesin midir? Tedavinin başarılı sonuç vermesini etkileyen faktörler nelerdir ?
Cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açan faktörler arasında organik ve psikolojik pek çok sebep bulunuyor. Altında yatan nedenin organik bir sisteme bağlı olduğu durumlarda; tedavide bu sisteme ait bozukluk ortadan kaldırılırsa cinsel fonksiyon da düzelir. Bu sebep devam ederse tedaviye direnç oluşturur. Müracaat eden kişinin sorununun nereden kaynaklandığı tam olarak ortaya konduğu takdirde; organik olsun psikolojik olsun meydana gelen cinsel fonksiyon problemini halledebilecek pek çok tedavi seçeneği bulunuyor. Hasta, altını çiziyorum; sıkılmadan tedavisini ve hekime başvurularını yenilemelidir, hekime takip imkanı tanımalıdır. Türkiye de önemli bir hasta grubu hekime başvurmaya çekinmekte veya problem ancak uzun yıllara dayanan bir sorun haline geldiğinde başvurmaktadır. 10-15 yıldır bu problemin içinde yaşamaya alışmış kişilerin karar verince, ilk müracaatında sorunum hemen hallolsun demeleri tedavi şansını da etkilemektedir.

İktidarsızlığın ne kadarı tedavi ediliyor ?
Hekim hastanın kendisinden beklentisini önemli ölçüde özümsemiş olmalıdır. Bir tedavi gerektiği kadar derinlemesine incelemeden tavsiye edilirse, hasta tedaviyi terk eder. Tedavisine devam etmeyen hastaların yarıya yakını, hekimin yaklaşımını doğru bulmuyor, tedavinin sonuca ulaştırmadığı yönünde ifadelerde bulunuyor. Bu da hekimlerle ilgili önemli bir boyut. Tedavinin sürekliliğini etkileyen başka bir nokta da; çiftlerin birlikte samimi olarak problemin çözülmesine yardım edememeleri… Hekim hangi tedavi sonucunda nasıl bir ilerleme olacağını tek tek anlatmazsa, çiftler de birbirlerinden ne beklediklerini bilemiyor ve tedaviyi terk ediyor.

Erkek Üreme Organları

Erkek sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Erkek üreme sisteminin dış organları penis, skrotum ve testislerdir. İç organlar ise vas deferens, üretra, prostat bezi ve seminal veziküllerdir. Erkeğin genlerini taşıyan sperm testislerde yapılır ve seminal veziküllerde depolanır. Cinsel ilişki sırasında sperm meni adı verilen bir sıvının içinde vas deferensten sertleşmiş penise taşınır.

1. Penis (Kamış)
Penis karın duvarına yapışık bir kök, orta bölüm olan gövde ve koni biçimli ucu olan glanstan oluşur. Glans penisin ucunda üretra (meni ve idrar taşıyan kanal) dışa açılır. Glans penisin tabanı korona olarak adlandırılır. Sünnet edilmemiş erkeklerde koronanın uzantısı olan sünnet derisi (prepusyum) glans penisi örter.

Penis gövdesinin büyük bir bölümü erektil (sertleşebilen) dokudan oluşan üç silindirik alandan (sinüsler) meydana gelir. Büyük olan iki alan (korpus kavernosum) yanyanadır. Üçüncü sinüs olan korpus spongiosum (süngersi cisim) üretranın çevresini sarar. Bu alanlar kanla dolunca penis büyür, dikleşir ve sertleşir (ereksiyon).

2. Skrotum (Erbezi kesesi)
Testisleri saran ve koruyan ince kırışık derili kesedir. Skrotum ayrıca testisler için bir ısı kontrol sistemi olarak görev yapar; spermlerin normal gelişmesi için testislerin vücut sıcaklığından biraz daha düşük ısıda (35ºC) olması gerekir. Skrotum duvarındaki kremaster kasları gevşeyip kasılarak testislerin serinlemesi için vücuttan uzaklaşmasını ya da ısınması ya da korunması için vücuda yaklaşmasını sağlar.

3. Testisler (Erbezleri)
Skrotumun içinde bulunan değirmi biçimli oluşumlardır; genellikle sol testis sağdakinden biraz daha aşağıdadır. Testislerin iki işlevi vardır: sperm yapımı ve testosteron (başlıca erkek seks hormonu) sentezi.

4. Epididim
Testislere bitişik olan epididim yaklaşık 6 metre uzunluğunda bir tüp yumağıdır. Testislerden spermi alır ve spermin olgunlaşmasına elverişli bir ortam yaratır. Sol testis sağdakine göre biraz daha aşağıdadır.

5. Vas deferens (Meni kanalı)
Epididimden spermi alıp taşıyan kordon benzeri bir kanaldır. Her bir testisten çıkan kanal prostatın arkasından yukarı çıkar ve üretraya girerek ejakülasyon kanallarını oluşturur. Vas deferense paralel giden kan damarları ve sinirler gibi diğer yapılar bir arada sperm kordonunu oluşturur.

6. Üretra (İdrar Yolu)
Bu kanal idrarı mesaneden aşağı taşıyan idrar yolunu ve üreme sisteminde meninin dışarı atıldığı bölümü oluşturur.

7. Prostat Bezi
Pelviste mesanenin hemen altında yer alır ve üretranın orta bölümünü çevreler. Genellikle ceviz büyüklüğünde olan bu bez yaşla birlikte büyür. Prostat ve üstündeki seminal veziküllerde spermin beslenmesini sağlayan bir sıvı yapılır. Bu sıvı spermin ejakülasyon sırasında içinde bulunduğu salgı olan meninin hacminin büyük bir bölümünü oluşturur. Meninin içerdiği diğer sıvılar vas deferens ve penis başındaki müköz bezlerden gelir.

Erkeklerde Utanır

Erkek sağlığı İlk yorumu sen yap! »

Amerikan Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Volkan Ülker, testisi alınan erkeklerin depresyona girseler de protez taktırmaktan utandıklarını söylüyor.

Testisi alınan her 10 erkekten ancak ikisi protez taktırıyor. Protez testis taktıranların çoğunluğu 20-30 yaş arasında… Ameliyata karar verenlerin en çok sordukları ise “Testisler patlar mı” oluyor. Testisler patlamıyor ve 10 yıl kullanılabiliyor. Ortalama 30 dakikalık operasyonla takılan protezlerin fiyatları, büyüklüğüne göre 150 ile 450 Euro (235-706 YTL) arasında değişiyor. Protezlerin small, medium, large ve ekstra large olmak üzere 4 ayrı boyu var. Okumaya devam et >>>»


Copyright © 2007 SaglikDersi.NET. All rights reserved.